KONUSAN KATIR
Yalnız kovboy Kızılderili bölgesinden geçerken, bir ağacın gölgesinde oturmuş kızılderili bir bufalo çobanına rastlar.
Aslında kovboy da yorgundur ve dinlenmek için, kızılderili çobana selam verip, atından iner, birer barış çubuğu tüttürürler.
Biraz sohbetten sonra çobana sorar;
-Şu bufalonla biraz konuşabilirmiyim ?der.
Çoban; O hayvan. Yok konuşma bilmek.
Kovboy; Ben bir deneyeyim der ve bufaloya, "sahibin sana iyi davranıyor mu" diye sorar.
Bufalo; Yeşil otların bol olduğu yerlere götürüyor ben memnunum.
Bufalonun konuştuğunu gören çoban çok şaşırır, şok olur adeta.
Kovboy; Köpeğinle konuşabilirmiyim?
Çoban; Köpek yok konuşma bilmek .
Kovboy; Ben konuşurum onunla diyerek", sahibinden memnunmusun, sana nasıl davranıyor"
Köpek; Arada bir beni dövmese, iyi olur genelde memnunum deyince çobanın şaşırması bir kat daha artar. Nasıl olur da hayvanlar konuşuyor.
Kovboy; Katırınla da konuşmak istiyorum.
Çoban; O var konuşma bilmek, ama çok yalan söylemek.
KAPLUMBAGA
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar.
Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar.
Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar.
Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.Gazozlar da sise gazoz.
Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi.
Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar.
Genc eleman:- "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler.- "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak."
Digerleride bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir.
Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:- "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der.
Digerleri de kiramaz ve:- "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler.Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:- "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!"